TaRiH HaBeR SiTeSi

GELECEĞE IŞIK TUTAN SİTE

Saturday, May 19th

Son Güncelleme11:33:47 PM GMT

Haberler

Burdasınız Farklı Tarih askeri tarih ABD Soykırım Testinde
 

ABD Soykırım Testinde

e-Posta Yazdır PDF

Yaklaşan 24 Nisan öncesi her sene olduğu gibi Türk-Amerikan ilişkileri yine 'soykırım' testinden geçiyor. ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi 1915 olaylarının 'soykırım' olarak kabul edilmesini öngören karar tasarısını perşembe günü görüşecek.


 

Ankara, gelişmenin önüne geçmek için artık geleneksel hale gelen diplomatik girişimlerine hemen başladı. İki ayrı milletvekili grubu Washington'da temaslarda bulunurken Dışişleri Bakanlığı da dün Amerikan yönetimine seslenen bir "uyarı mesajı" yayınladı. Bakanlık, karar tasarısının Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesi yönündeki çabaları sekteye uğratacağı ikazında bulundu. Asıl önemli uyarını

n ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun önümüzdeki günlerde planlanan ABD ziyaretinde yapılması bekleniyor. Davutoğlu'na göre başta ABD olmak üzere tüm dünya Türkiye'nin baskı altında hareket etmeyeceğini biliyor. Ankara mevcut görüntünün tersine normalleşme için kararlılığını koruyor. Normalleşme sürecinin tam ortasındayken ABD'den gelecek olumsuz bir girişimle bunun sekteye uğraması durumunda Amerikan yönetimi de bundan sorumlu olacak.

Davutoğlu'nun ziyaretini belirleyecek

Ankara bir yandan normalleşme sürecinin sağlıklı devam etmesi için çaba gösterirken diğer taraftan Amerikan komitesinin karar tasarısına karşı diplomatik girişim başlattı. TBMM'den iki ayrı heyet tasarı öncesinde Washington'da çeşitli temaslarda bulunuyor. Heyetlere TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan'ın ile Türkiye-ABD Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Suat Kınıklıoğlu başkanlık ediyor. Heyetler tasarının iki ülke ilişkilerine ne kadar büyük zarar vereceğini Amerikalı muhataplarına anlatacak. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Burak Özügergin de dün yaptığı açıklamada "Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nin Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilere zarar verecek ve Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesi yönündeki çabaları sekteye uğratacak söz konusu tasarıyı reddetmesini bekliyoruz." dedi.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu da her fırsatta ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'a aynı endişelerini anlatıyor. Ankara tüm görüşmelerde "İncirlik'teki ABD üssü kapanır" gibi tehditkâr ifadelerden kaçınıyor. Bunun yerine aynı kararlılık daha diplomatik bir dille anlatılıyor. Ancak tasarının geçmesi durumunda bunun gözle görünür neticelerinin olacağı da Amerikalılara izah edilmiyor değil. Türk yetkililer görüşmelerde Afganistan başta olmak üzere iki ülkenin dış politikada ortak çalıştığı meseleleri hatırlatarak ilişkilerin oldukça geniş bir alanı kapsadığı mesajı veriyor. 4 Mart'ta komiteden çıkacak sonuca göre Davutoğlu'nun ay sonunda ya da nisan başında Washington'a gitmesi bekleniyor.

Bakan Davutoğlu, "Türkiye, protokolleri onaylamamak için bahane üretiyor" yönündeki iddia ve yorumlara şiddetle karşı çıkıyor. Buna göre, Türkiye, Zürih'teki imza töreninin ardından böyle bir süreci öngöremeyecek kadar dar bir vizyona sahip değil. Niyeti gerçekten ilişkilerin normalleşmesi olmasa protokolleri imzalamazdı. Ancak protokollerin tam manasıyla hayata geçebilmesi sürecin sağlıklı adımlarla yürümesi, Türkiye için vazgeçilmez unsur. Yavaş da olsa iki tarafı tatmin eden şekilde ilerlemeli. Azerbaycan-Ermenistan normalleşmesini de içeren bölgesel uzlaşma temin edilmeden tam bir normalleşme sağlanamaz. Bu politikadan da ne pahasına olursa olsun vazgeçilmeyecek. Ahmet Davutoğlu'na göre Türkiye hiçbir zaman baskı altında hareket etmez. 1 Mart tezkeresi bunun en güncel örneklerinden biri. 24 Nisan öncesi bu sene durum biraz daha farklı. Şu anda yavaşlamış gibi görünse de Ankara ile Erivan normalleşme yönünde önemli bir adım attı. Karar tasarısıyla ABD'nin sürece zarar vermesi normalleşmeyi sekteye uğratabilir. Bu durumda yaşanan başarısızlıkta Amerikan yönetiminin de sorumluluğu olur.

GÖZLER İSVİÇRE'DE

Ermenistan Anayasa Mahkemesi'nin protokolleri onaylarken gerekçeli kararında dolaylı yollardan 'soykırım'a atıfta bulunmasına Ankara itiraz etmişti. ABD ve İsviçre'nin de iştirakiyle hukuki mütalaalar başladı. Türkiye yazılı bir güvencede ısrarlı. Bu dönemde İsviçre'nin önerisiyle Türkiye'nin endişelerini gidermek için yazılı bir deklarasyonun gündeme gelmesi Ankara'yı zor durumda bırakabilir. Bu durumda uluslararası kamuoyuna göre Türkiye'nin protokolleri onaylamamak için bahanesi kalmayacak.

L.A. Times: ABD daha temkinli davranacak

ABD'de yayımlanan Los Angeles Times gazetesi, Ermeni tasarısının Temsilciler Meclisi'nin gündemine getirilmesi konusunda bu yıl "daha temkinli" davranılacağını yazdı. Haberde "ABD'nin bir müttefiki olan Türkiye'yi kızdırma riski taşıyan tasarının onaylanmaya çok yakın olduğu 2007 yılındaki deneyimden sonra, bu kez çok daha temkinli bir şekilde ele alınmakta olduğu" belirtildi. Ancak tasarının destekçilerinin Başkan Barack Obama, Başkan Yardımcısı Joe Biden ve Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın geçmişte kendilerinden yana olan tutumunu göz önünde bulundurarak bu yıl umutlu oldukları ifade ediliyor.

ABD televizyonundan tasarı arifesinde Ermeni yanlısı belgesel

Amerikan CBS televizyonu, Kongre'de oylanacak soykırım tasarısı öncesi Ermeni iddialarını destekleyen bir program yayınladı. Bob Simon tarafından hazırlanan "Tarih Yüzünden Savaş'' adlı programda Suriye topraklarındaki Deyrizor çölünde '450 bin' Ermeni'nin toplu olarak gömüldüğü iddia ediliyor. Bölgedeki bir tepeciği elleri

yle kazarak kemik parçaları bulan Ermeni kökenli yazar Peter Balakyan'ın "Burası Ermeni soykırımının en büyük mezarlığıdır." iddiasını dile getiriyor. Sözde Ermeni soykırımının Nazi Almanya'sının Yahudilere karşı giriştiği soykırıma benzetildiği programda Türkler ve Ermeniler arasında 'bir milyondan fazla Hıristiyan Ermeni'nin büyük sürgün ve katliamının' nasıl isimlendirileceği konusunda bir savaş yaşandığı belirtilerek, "Ermeniler ve tarihçilerin ezici çoğunluğu, Türk yöneticilerinin soykırım yaptığını ve bunun Hitler'in Yahudilere yaptığı şeye örnek olduğunu söylüyor. Öte yandan Türkler, atalarının böyle bir suç işlemediğini ve Türklerin de savaşın kurbanlarından olduğunu söylüyor." deniliyor. Programda Türkiye'nin Washington büyükelçisi olarak görev yapan Nabi Şensoy'la yapılan röportaja da yer veriliyor. Şensoy, Bob Simon'un Suriye'de bulduğu kemiklerle ilgili sorusuna "Türkiye'de de her yerde kemik bulabilirsiniz. Bu topraklarda birçok trajedi yaşandı." şeklinde cevap veriyor.

Röportajda Şensoy, tehcirin Yahudi soykırımıyla karşılaştırılmasını ve Ermenilere yönelik katliam iddialarını reddederek, Osmanlı Devleti'nin tehcir kararıyla Ermeni nüfusu yok etmek gibi bir niyetinin olmadığını vurguluyor. Programda, hiçbir ABD başkanının Türkiye'nin öneminden dolayı soykırımı tanıyamadığı belirtiliyor.

zaman

 



Bu yazı TaRiH HaBeR SiTeSi tarafından şu tarihte yayınlanmıştır Cumartesi, 19 Mayıs 2012.

DIGER YAZILARI OKUMAK ICIN TIKLAYIN

Yorum ekle

Söz sizde!
* tarihhaber.com üyesiyseniz hemen yorum yapabilirsiniz.
* Henüz üye olmadıysanız yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlancaktır.
* Hemen yayınlansın istiyorsanız lütfen üye olunuz.
* Ahlaki kurallar çerçevesinde yorumlarınızı yazınız.
*******
Not:
* Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Tarih Habe Sitesi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir.
* Sitemizdeki yayınlanan köşe yazıları, araştırma ve makaleler sitemizin değil, yazarının görüşlerini yansıtır.
* Yanlış bilgi verildiğini düşünüyorsanız, kendinizi tanıtıcı bir bilgi eşliğinde yazılarınızı gönderdiğiniz takdirde, yazınız www.tarihhaber.com sitesinde yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile

Share/Save/Bookmark PAYLAŞ