Almanya'da Nazilerin iktidarı ele geçirmesiyle beraber siyasi ve ırki nedenlerden dolatı pek çok bilim adamı Türkiye'ye kaçmıştı.
Almanya'da Nazilerin iktidarı ele geçirmesi sonrasında ülkedeki çok sayıda bilimadamı siyasi görüşleri ve ırki nedenlerden dolayı çeşitli ülkelere kaçmıştı. Nazilerden kurtulmak için kaçan bu professörler Türkiye'ye de gelerek yeni kurulmuş olan Cumhuriyet'in yüksek öğrenim sistemi içerisinde görev aldılar.
İçlerinde dünyaca ünlü isimlerin de bulunduğu 70 kadar Alman bilim ve sanat adamı İstanbul Üniversitesi'nde ve Ankara Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nde görev aldı. Görev alan Alman akademisyenlerin hemen hemen tümü, Yahudi olmalarından dolayı üniversitelerden atılmış ve Türkiye'ye kaçmışlardı. Türkiye'de önemli görevlerde yeralmış bu isimlerden bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz;
| |
Ernst Reuter: 1933'te milletvekili iken toplama kampına atılan Reuter, kaçarak Türkiye'ye geldi.1939-1945 yılları arasında İktisat ve Ulaştırma Bakanlıklarında uzmanlık ve Mülkiye'de kent idaresi, şehircilik dersleri vermiştir. Savaştan sonra Almanya'ya dönen Reuter, Batı Berlin Belediye Başkanı seçilmiştir.
Fritz Neumark: Türk gelir vergisi rejiminin mimarı olan Fritz, Yahudi asıllı Alman İktisatçısı 1936 yılında Türkiye'ye geldi. 1952 yılına kadar Türkiye'de maliye ve iktisat dersleri verdi. Türkiye'den ayrıldıktan sonra Frankfurt Üniversitesi'nde uzun yıllar görev yapan Fritz, Nazi Almanyası'ndan Türkiye'ye göç eden Alman Yahudilerini konu alan "Boğaziçi'ne Sığınanlar" isimli kitabı kaleme almıştır.
Wilhelm Röpke: Almanya'nın en önemli ve noe-klasik iktisadın son büyük kuramcılarından olan Röpke, 1950'li yıllara kadar Türkiye'de kalmıştır.
Ernst Hisrsch: Yahudi asıllı Alman Hukukçusu Hirsch 1933 yılında Türkiye'ye geldi. İstanbul Üniversitesi'nde Ticaret Hukuku ve Ankara Üniversitesi'nde hukuk felsefesi, hukuk sosyolojisi ve hukuk metodolojisi dersleri verdi. 1943 yılında Türk vatandaşlığına geçen Hirsch, 1951 yılında Atatürk'ü Koruma Kanunu'nun hazırlanmasında da yer aldı. 1952 yılında Almanya'ya geri döndü ve yeniden Alman vatandaşlığına geçerek Berlin Üniversitesi'nde rektörlük görevi yaptı. Ernst Hirsch Alman vatandaşlığına geçmesine rağmen Türk pasaportunu ölümüne kadar kullandı.
Gerhard Kessler: 1933 yılında Türkiye'ye gelen Kessler, İstanbul Üniversitesinde sosyoloji dersleri verdi ve Türkiye'de çağdaş iktisat öğretiminin temelini attı. Aynı zamanda sosyal siyaset ve sendikacılık eğitiminin Türkiye'de kurucusu olan Kessler, çalışma hayatını düzenleyen kanunların hazırlanmasında ve kurumların oluşturulmasında büyük bir rol oynamıştır. Kessler, Türkiye'de sendikal hayat açısından bir dönüm noktası olmuştur.
Sedat Uyar/Dünya Bülteni














