TaRiH HaBeR SiTeSi

GELECEĞE IŞIK TUTAN SİTE

Wednesday, May 23rd

Son Güncelleme06:13:38 AM GMT

Haberler

Burdasınız T-Özel tarihi sorunlar Türkiye ile Ermenistan Savaşa Girse Türk Ordusunda Yer Alırım
 

Türkiye ile Ermenistan Savaşa Girse Türk Ordusunda Yer Alırım

e-Posta Yazdır PDF

Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu, dünya kamuoyunda Ermeni sorunu yerine Türk sorununun yaşandığını belirterek, "Haçlı Seferleri'nde amacına ulaşmayan taraf, şu an hedefine varmıştır" dedi.

Erciyes Üniversitesi tarafından düzenlenen "Türkiye-Ermeni İlişkileri; Gündem, Problemler ve Çözüm Yolları" konulu panel, Sabancı Kültür Sitesi'nde yapıldı. Panele konuşmacı olarak katılan eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu, sözde Ermeni soykırımının olmadığını belirterek dünya kamuoyunda asıl Türk sorununun yaşandığını iddia etti. Türkiye'de aydın profilinin iflas ettiğini de söyleyen Halaçoğlu, "Aydın diye tabir edilen kesim, Afganistan'da, Gazze'de ve Irak'ta yaşanan olaylara suskun kalmıştır. Bu da aydın profilinin iflas ettiğinin göstergesidir. Avrupa Birliği ülkeleri bu duruma sessiz kalırken, Birleşmiş Milletler (BM) cılız bir ses çıkararak tepki gösterdi. Burada önemli bir unsur var. Tarih işte burada ortaya çıkıyor. Tarih sadece geçmişte yaşanan olayları duyurmak değildir. Tarih biliminin aslı işi, geçmiş bilgileri objektif bir şekilde ifade edebilmektir. Cezayir'i alan Fransızlar, 130 yıl içerisinde bu ülkeyi sömürge haline getirdi. Dillerini unutturdular. Osmanlı Devleti bunu yapmadı" dedi.

Fransızların Anadolu'nun güneyinde savaşırken Ermeni askerlerini kullandığını kaydeden Halaçoğlu, savaşlarda 40 bin Ermeni'nin hayatını kaybettiğini söyledi. Ermeni meselesi tartışılırken Ermeni vatandaşların sayıları hakkında teşhisler yapılması gerektiğini kaydeden Halaçoğlu, arşivlerden alınan bilgiye göre 1921 yılında dünyada 3 milyon Ermeni'nin olduğunu dile getirdi. Avrupa ülkelerindeki çok sayıda arşivde Türkiye'nin Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgeleri'nin bir kısmının 'Kürdistan' olarak tabir edildiğini öne süren Halaçoğlu, batı ülkelerine yönelik hayranlığın da sona ermesi gerektiğini ifade etti. Halaçoğlu, "Mustafa Kemal Atatürk, muazzam medeniyetlerin örnek alınmasını söylemiştir. Ama biz batıya önümüzü dönmüşüz. Adeta onları ilahlaştırdık. Ama batıcı olmamalıyız. Bunları anlamak için cahil olmak gerekmiyor. Aptal aptal gündemlerle uğraşmak yerine, yapıcı olmalıyız. Rabbim bize kullanmamız için akıl vermiş. Kur'an-ı Kerim'in 270 ayetinde akıl sözü geçiyor. Biz gelmişiz, 'Atatürk içki içti mi?' gibi kuru gündemlerle uğraşıyoruz" ifadelerini kullandı.

Halaçoğlu'nun Fransız ve ABD kaynakları ile ilgili belgeler sunması esnasında Ermeni asıllı tarihçi Levon Dabağyan duruma itiraz ederek, "Biz Türk'üz. Bırakın Fransızları. Kendimiz kendimize yeteriz. Ermeniler, Fransızlar yerine savaşmıştır. Ben de Türküm, gerekirse Ermenistan'a karşı savaşırım" ifadelerini kullandı.

"PİŞMİŞ AŞA SOĞUK SU KATIYORLAR"

Ermeni meselesinin ciddi bir konu olduğunun altını çizen Halaçoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Aydın diye tabir edilen kimi kesimler, yaptıkları ile adeta pişmiş aşa soğuk su katıyorlar. Hiç olmadık yere kendilerince bir özür kampanyası düzenliyorlar. Türkiye'de yaşayan Ermenilerden izin ve yetki almadan böyle bir davranış yapılıyor. Bu gibi insanlar, ırkçılık yaparak ortamı kızıştırmaya çalışıyor. Ermenistan'a yapılan ziyaret doğru veya yanlış olsun. Barış için yapılan her adım bizim için önemlidir. Ama ülke olarak çabuk unutmamalıyız. Eskiden yaşananlardan dersler çıkarmalıydık."

Panelde bir konuşma yapan Ermeni asıllı Türk avukat Kağam Barabetyan ise, Ermenilerin bin sene boyunca Türkiye'de barış ve huzur içinde yaşadığını dile getirdi. Kastamonu'da yaşadığını söyleyen avukat Barabetyan, Osmanlı İmparatorluğu'nun Ermeni vatandaşlara yönelik olumlu yaklaşımlarda bulunduğunu söyledi. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethettikten sonra ferman çıkararak İznik'te yaşayan başpiskoposu İstanbul'a getirmesini örnek gösteren Barabetyan, "İznikli başpiskopos İstanbul'da kurulan Ermeni Patrikliği'nin başına getirilmiştir. Bu dini hoşgörüyü gösterir. Osmanlı İmparatorluğu doğudan Rusya, güneyden Fransa ve İstanbul'dan da İngilizlerin baskısı altında kaldı. Bu ülkeler Osmanlı İmparatorluğu'nu yıkmak için çalıştı. Tehcir Yasası çıkarılarak bazı Ermeniler Suriye'ye nakledildi. Bu sırada tehcir sırasında eşkıyalar ve hırsızlar Ermenilere saldırdı. Bazı Ermeni vatandaşlar da hastalıktan öldü. Durum bu yani. Ama dış güçler durumu böyle yansıtmıyor. Ermeniler 'maşa' olarak kullanılarak dış ülkelerin çıkarları sağlandı. Bugün ise Türkiye Cumhuriyeti hakkında bu yapılıyor. Türkiye tazminat ödesin diye zorlamalar yapılıyor. Ben ölen Türk ve Ermeni vatandaşlar için Allah'tan rahmet diliyorum. Asıl tazminatı ödemesi gereken dış güçlerdir. Bunlara sebep olan onlardır. Mağdur olan Osmanlı İmparatorluğu ve 'maşa' yapılan Ermeni vatandaşlardır. Ben, Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı ve başbakanı olsun, her devlet kademesindeki yöneticilere uyarım. Bu da ebediyete kadar devam edecek. Ne mutlu Türküm diyene" diye konuştu.

Panelde emekli büyükelçi Candan Azer'in konuşmasının ardından söz alan Levon Boğos Dabağyan ise hayatının Türklerle beraber geçtiğini belirterek, Ermenilerin asla maşa olarak kullanılmadığına dikkat çekti. Osmanlı İmparatorluğu'nda bölünmelerin olduğunu ve sadece Ermenilerin buna neden olmadığını kaydeden Dabağyan, II. Abdulhamit Han'a yakıştırılan, 'Kızıl Padişah' ithamına karşı çıktı. II. Abdülhamit Han'ın yüce bir idareci olduğunu söyleyen Dabağyan, "II. Abdulhamit, İsrail'e Filistin'i vermedi diye mi hain yapıldı? Bunlar yanlış düşaelmişiz, 'Atatürk içki iünceler. Osmanlı İmparatorluğu hoşgörü üzerine kuruldu. Ermeniler, azınlık değildir. Gençlere yanlış bilgiler öğretiliyor. Zaten gençlik, hayat tecrübesi yaşamadığından hep öne atılır. Dinler arası diyaloğa baştan beri karşıyım. Hz. İsa ile Hz. Muhammed kıyaslanamaz. Dinler arası saygı ve hoşgörü olur. Dinler arası diyaloğun olması için batılı ülkelerin, 'La İlahe İllallah Muhammed'den Resulullah' demeleri gerekir. Sözde soykırım yalan yanlıştır. Türk milleti böyle bir şey yapsa ben hayatta olur muydum?" dedi.

Mustafa filmini de eleştiren Dabağyan, "Mustafa filmi geçtiğimiz günlerde vizyondaydı. Fakat Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında böyle bir ithamda bulunulmamalı. Sadece 'Mustafa' demek uygun değil. Bakkal mı bu? Böyle ifade edilir mi?" şeklinde konuştu.

Panelde, Prof Dr. Nurşen Mazıcı 'Ermeni soykırımı iddialarının hukuksal dayanağı', Emekli Büyükelçi Ömer E. Lütem 'Türkiye Ermenistan ilişkilerinin bugünü', Prof. Dr. Anıl Çeçen 'Büyük Ermenistan Projesi' konularında bilgi verdi. Vali Mevlüt Bilici, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur, kurum ve kuruluşların yetkilileri ile çok sayıda öğrencinin katıldığı panelin sonunda konuşmacılara plaket takdim edildi.

 

stargazete

 

 



Bu yazı TaRiH HaBeR SiTeSi tarafından şu tarihte yayınlanmıştır Çarşamba, 23 Mayıs 2012.

DIGER YAZILARI OKUMAK ICIN TIKLAYIN

Yorum ekle

Söz sizde!
* tarihhaber.com üyesiyseniz hemen yorum yapabilirsiniz.
* Henüz üye olmadıysanız yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlancaktır.
* Hemen yayınlansın istiyorsanız lütfen üye olunuz.
* Ahlaki kurallar çerçevesinde yorumlarınızı yazınız.
*******
Not:
* Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Tarih Habe Sitesi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir.
* Sitemizdeki yayınlanan köşe yazıları, araştırma ve makaleler sitemizin değil, yazarının görüşlerini yansıtır.
* Yanlış bilgi verildiğini düşünüyorsanız, kendinizi tanıtıcı bir bilgi eşliğinde yazılarınızı gönderdiğiniz takdirde, yazınız www.tarihhaber.com sitesinde yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile

Share/Save/Bookmark PAYLAŞ