TaRiH HaBeR SiTeSi

GELECEĞE IŞIK TUTAN SİTE

Wednesday, May 23rd

Son Güncelleme06:13:38 AM GMT

Haberler

Burdasınız Yazarlar Erdal Şahin Kim Utansın? Yalan söyleyen tarih mi ; yoksa tarihe yalan söyletenler mi ?
 

Kim Utansın? Yalan söyleyen tarih mi ; yoksa tarihe yalan söyletenler mi ?

e-Posta Yazdır PDF

Mantıklı bir şekilde düşündüğümüzde tarih hiçbir zaman yalan söylemez, sadece tarihi çıkarları uğruna kullanmak isteyenler tarihe yalan söyletirler.

Geniş boyutlu düşündüğümüzde her insan, her kurum, her toplum ve her devlet bir şekilde tarihe yani geçmişe bakmak zorundadır.

Geleceğini şekillendirmek ve önüne ışık tutmak için tarihe göz atmak ve ondan faydalanmak ihtiyacını duyar. Bir çok insan, kurum, millet ve devlet bu geleceğini şekillendirme projesinde çıkarları nispetinde tarihi gerçekleri bir şekilde örterek, farklı renklere boyayarak insanlığın görmesini istedikleri kıvama getirerek sunarlar.

Her insanın duygu, düşünce ve kültürü farklı olduğu için tarihsel bir bilgi ya da belgeye kendi çerçevesinden bakacaktır ister istemez. Aynı bilgi ve belgeden her insan farklı anlamlar çıkarabilir. Ama bu anlam o tarihsel gerçeğin, gerçek anlam sınırları dışına taşmamalıdır. Elde edilen sonuç tarihsel gerçeklik sınırının dışına çıktığı takdirde kavgalar ortaya çıkmaktadır.

Örneğin, Ermeni Sorunu neden her devlet tarafından farklı algılanmaktadır acaba? Çünkü her devlet kendi çıkarları doğrultusunda belge ve bilgileri kullanmaktadır. Fransanın, Almanyanın, Belçikanın, Hollandanın ve daha birçok devletin Ermeni Sorunuyla ne ilgisi var da, meclislerinde Sözde Ermeni Tehciri tartışılıyor, kabul edilmeye çalışıyor, meydanlarına anıtlar dikiliyor. O ülklerde yaşayan Ermeniler var ondan diye düşünebiliriz belki. Ama bu sorun tartışılacaksa Ermenistan ile Türkiye arasında tartışılmalı, diğer devletler bu işe karışmamalı. Karışıyorlarsa ki karışıyorlar, çıkarları doğrultusunda bu olayı kullanıyorlar demektir.

 

Bu insanlar kimin elindeki belgeleri kullanıyorlar peki. Hangi ülkenin bilgi ve belgesi işine geliyor ise o devletinkini. Peki bu durumda o ülkelerin insanları tarihe tarihsel gerçeklik sınırı içinde bakabilecekler mi? Maalesef hayır. Yanlı bir tarih bilinci oluşacaktır o insanlarda.

Sonuç olarak tarihsel bilgi ve belgeler, kişilerin görmek istedikleri biçimde şekillendirilirse, bun durumda tarihin değil, o bilgi ve belgeri insanlara yanlı sunanların utanması gerekir.



Bu yazı Erdal Şahin tarafından şu tarihte yayınlanmıştır Çarşamba, 23 Mayıs 2012.

DIGER YAZILARI OKUMAK ICIN TIKLAYIN

Yorum ekle

Söz sizde!
* tarihhaber.com üyesiyseniz hemen yorum yapabilirsiniz.
* Henüz üye olmadıysanız yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlancaktır.
* Hemen yayınlansın istiyorsanız lütfen üye olunuz.
* Ahlaki kurallar çerçevesinde yorumlarınızı yazınız.
*******
Not:
* Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Tarih Habe Sitesi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir.
* Sitemizdeki yayınlanan köşe yazıları, araştırma ve makaleler sitemizin değil, yazarının görüşlerini yansıtır.
* Yanlış bilgi verildiğini düşünüyorsanız, kendinizi tanıtıcı bir bilgi eşliğinde yazılarınızı gönderdiğiniz takdirde, yazınız www.tarihhaber.com sitesinde yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile

Share/Save/Bookmark PAYLAŞ