TaRiH HaBeR SiTeSi

GELECEĞE IŞIK TUTAN SİTE

Wednesday, May 23rd

Son Güncelleme06:13:38 AM GMT

Haberler

Burdasınız Yazarlar Erdal Şahin Osmanlı'da Yönetim Organı - 2
 

Osmanlı'da Yönetim Organı - 2

e-Posta Yazdır PDF

 divan_1.jpgDivan-ı  Hümayun’un işlevi nedir?

 Divan-ı  Hümayun’un bürokratik yapısı nasıldır?

 

 

 

 

 

 

 

Divan-ı  Hümayun’un işlevi : Divan-ı  Hümayun, devlete ait siyasî, idarî, malî ve zamanla askerî işlerin görüşüldüğü, incelenerek karara bağlandığı devletin en yüksek mercidir.

Divan-ı  Hümayun’da yetkiler şu şekilde temsil edilmektedir: Vezir-i âzam, padişahın vekili olarak devletin egemenlik hakkını, kadıaskerlerin yargıyı, defterdarların maliyeyi, nişancının ise örfî hukuku temsil ettiğini görmekteyiz. Yine yürütme gücünün diğer temsilcileri kubbealtı vezirleri, Rumeli Beylerbeyi, kaptan-ı derya ve yeniçeri ağasıdır. Devletin merkez örgütündeki ana bölümleri temsil eden  en yetkili kişilerin toplandığı bir kurul olarak  Divan-ı  Hümayun, padişahın bütün yetkilerinin bir arada bulunduğu üstün bir organdır. Böyle bir gücü bünyesinde bulunduran Divan-ı  Hümayun, devletin iç ve dış siyasetinin belirlendiği bir kuruldur.

Osmanlı tebaasının emniyet ve asayişini, yöneten ve yönetilen kesim arasında işlerin dengeli bir şekilde yürütülmesini , merkez ile taşra arasındaki ilişkilerde dengeleri bozmadan çalışmayı sağlamak Divan-ı  Hümayun’un görevidir.

Devletin dış siyasetinin belirlenmesi ve dış ilişkilerin takibi; savaş ve barış şartlarının belirlenmesi divanın işidir.

Divan-ı  Hümayun aynı zamanda adlî ve  idarî yüksek bir mahkemedir. Fertlerin divana yapılan müracaatlarını inceleme hukukî anlaşmazlıkları çözüme kavuşturma, yargılamalar sonucu cezaların infazı divanın görevleri arasındadır.

İktisadî-malî alanda oldukça geniş görevleri vardır. Devletin vergi politikasının belirlenmesi, mirî, vakıf ve mülk toprakların statülerinin belirlenip korunması, para politikasının belirlenmesi vb. birçok görevi vardır.

 

Divan-ı  Hümayun’un bürokratik yapısı :  Divan-ı  Hümayun’un bürokratik işlerini yürüten idarî bir teşkilatı vardı. Devletin merkez bürokrasisinin en üst kademesini oluşturan ve divan kalemleri de denen bu teşkilatın başında reisülküttab bulunmaktadır.

Reisülküttab,  Divan-ı  Hümayun’da verilen kararları uygulamaya hazırlar. Bütün tevcih ve tayin beratları, hükümler, idari emirler katipler tarafından yazıldıktan sonra reisülküttaba gösterilmektedir. Divan hükümlerinin ve beratların yazılmasında ilgililer onun dediğine itiraz edemezler.

Nişancıya bağlı olan reisülküttab, çok önemli bir konumda bulunmasına rağmen Divan-ı  Hümayun üyesi olamamıştır. Divan-ı  Hümayun’un önemini kaybetmesi ve devlet işlerinin XVII. yy sonlarına doğru vezir-i âzam divanında görüşülmeye başlaması ile  reisülküttab  ön plana çıkmış ve vezir-i âzamın baş yardımcısı durumuna gelmiştir. Reisülküttab bundan sonra  vezir-i âzam ile saray arasında yazışmaları düzenleyen kişi olmuştur.

Reisülküttab görevlerini yerine getirmek için emrinde kalemler çalıştırırdı. Devlet işlerinin vezir-i âzam konağına taşınmadan önce beylikçi(divan), tahvil(kese veya nişan) ve ruus kalemi vardı, daha sonra ise bunlara âmedî kalemi ilave olmuştur.

Beylikçi kalemi, reisülküttabın baş yardımcısı sayılır. Divan-ı  Hümayun’daki diğer kalem katiplerinin üstünde bir konumdadır.

 Divan kararlarını tutarlar ve divanda müzakere edilen evrakı gereken yerlere havale edip mühimme defterlerinin hem müsveddelerini hem de temizlerini hazırlarlar. Beylikçi kaleminde  belgelerin yazdırılması ve işlemlerin takibinden sorumlu bir kisedar bulunurdu. Bundan başka, katiplerin yazdıkların kontrol edip düzeltmeler yapan mümeyyiz, yazılan emirlerin hukuka uygunluğunu inceleyen kanuncu ve herhangi bir konuda rapor hazırlayan ilâmcı adında üç şube müdürü vardı. Bu şubelerde de ihtiyaç oranlarında da kâtipler çalışırdı.

Tahvil kalemi, yüksek rütbeli devlet memurlukları ile ilgili beratlar yazan kalemdir. Katiplerin başında tahvil kisedarı ve mümeyyiz bulunurdu.

Ruus kalemi, yüksek rütbeli olmayan devlet memurlarının tevcih beratlarını hazırlayan kalemdir.

Bunların dışında reisülküttabın özel kalem müdürü olan âmedî kalemi, devlet tarafından tutulması istenen vesikaları kaydeden vak’anüvis, resmi toplantıların hazırlanmasıyla görevli protokol âmiri teşrifatçı divandaki önemli meseleleri takip eden divan hocaları ve tercümanlar da divan kalemleri arasında yer alırlar.

 

 



Mumcu, s.71.

İpşirli, s.162-163.

İnalcık, İ.A. Cilt.IX, s.674

Uzunçarşılı, s.39-41.

İnalcık, İ.A., s.674-675.

 

Erdal ŞAHİN



Bu yazı Erdal Şahin tarafından şu tarihte yayınlanmıştır Çarşamba, 23 Mayıs 2012.

DIGER YAZILARI OKUMAK ICIN TIKLAYIN

Yorum ekle

Söz sizde!
* tarihhaber.com üyesiyseniz hemen yorum yapabilirsiniz.
* Henüz üye olmadıysanız yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlancaktır.
* Hemen yayınlansın istiyorsanız lütfen üye olunuz.
* Ahlaki kurallar çerçevesinde yorumlarınızı yazınız.
*******
Not:
* Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Tarih Habe Sitesi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir.
* Sitemizdeki yayınlanan köşe yazıları, araştırma ve makaleler sitemizin değil, yazarının görüşlerini yansıtır.
* Yanlış bilgi verildiğini düşünüyorsanız, kendinizi tanıtıcı bir bilgi eşliğinde yazılarınızı gönderdiğiniz takdirde, yazınız www.tarihhaber.com sitesinde yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile

Share/Save/Bookmark PAYLAŞ