TaRiH HaBeR SiTeSi

GELECEĞE IŞIK TUTAN SİTE

Wednesday, May 23rd

Son Güncelleme06:13:38 AM GMT

Haberler

Burdasınız Yazarlar Erdal Şahin İstiklal Marşımız ve Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy
 

İstiklal Marşımız ve Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy

e-Posta Yazdır PDF
 mehmet_akif_ersoy_1Bugün, İstiklal Marşımızın  Kabulünün 90. yıldönümünü heyacan içinde kutluyor ve Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u şükran ve minnetle anıyoruz.
 
Ne kelimeler, ne nidalar, ne de içimizden geçen nağmeler, Milli Şairimiz Mehmet Akif’i anlatmaya yeter. Orhan Veli’nin de söylediği gibi kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir an.
 
Yıl 1921. Birinci Dünya Savaşı’ndan yorgun çıkmış Türk halkı, cansiperane bir şekilde, vatanını düşman işgaline karşı müdafaa etmektedir. Bu günlerde, Milli Mücadelenin anlamını ve milletimizin bağımsızlık duygusunu dile getirecek, ödüllü milli marş yarışması tertip edilir. Yazılan 724 şiirden hiçbiri, milli marş olacak yeterliliğe ulaşamaz. Akif’in de deyimiyle, bir milli marş parayla yazılamazdı zaten.
 
İstiklâl mücadelesini ebedileştirecek mısralar, ancak mukaddes değerler uğruna yapılan mücadelenin ruhunu taşıyan ve bunu bütün benliğinde hisseden bir kalemden çıkabilirdi.
 
Ödül almamak  kaydıyla Mehmet Akif Ersoy, Türk halkının bağımsızlık duygusunu yansıtan, milli mücadele azmini artıran bir şiir kaleme alır. Bu şiir, 12 Mart 1921’de, alkışlar eşliğinde, Meclis kürsüsünden defalarca okunarak Milli Marş olarak kabul edilir.
 
Mehmet Akif, Türk insanının neler yapabileceğini çok iyi biliyordu. Çok gerilere gitmeye gerek yoktu. Asımın nesli, düşmanın devrin son teknolojik silahı karşısında, imanı ile karşı koymuş, bir destan yazmıştı. Dünyaya, “Çanakkale geçilmez.” dedirtmişti. Asımın neslinin bu başarısı karşısında Akif,
 
Asımın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek,
Çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.
 
mısraları ile halkının bağımsızlık duygusuna olan inancıyla, bu topraklarda, başka bir bayrağın dalgalanamayacağını ifade ediyordu.
 
İstiklal Marşımızı yazarken, kaleminden akan mürekkep değil, vatan toprağına düşen şehitlerimizin kanıydı adeta. Kaleminden dökülen kelimeler, bir askerin bağımsızlık uğruna attığı, bir savaş narasıydı. Korkma! Korkma! diyordu.
 
Türkün bağımsızlık duygusu, iliklerine kadar işlemiş olmalı ki Akif’in, İstiklal Savaşının sonucunu tahmin etmesi zor olmamıştır. Ve şöyle seslenir Türk halkına;
 
Arkadaş, yurduma  alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
 
Milli mücadelenin devam ettiği günlerde, yüreğindeki imanla, düşmanın tehdidine gülen, vahşiliğinden korkmayan kahraman askerlerimizi, artık tarihe gömmenin imkanı kalmamıştır.
 
Çanakkale Savaşında ve Kurtuluş Savaşında yüz binlerce şehit vermiş, imkansızlıklar içinde acının en büyüğünü yaşamış olan Türk halkının, bir milli marş daha yazdıracak dramı yaşamaması için  Akif’in dilinden dua niyetinde şunlar dökülür.
“Allah bu millete bir İstiklal Marşı daha yazdırmasın.”
 
Her karışının şehit kanıyla sulandığı bu cennet vatanda,
Yaşabiliyorsak eğer, şuan rahatça,
Aldığımız her nefeste, borçluyuz Şuheda’ya,
Öylesine değil, gönülden sahip çıkmalıyız, dilimize, bayrağımıza, marşımıza.
 
Erdal Şahin


Bu yazı Erdal Şahin tarafından şu tarihte yayınlanmıştır Çarşamba, 23 Mayıs 2012.

DIGER YAZILARI OKUMAK ICIN TIKLAYIN

Yorum ekle

Söz sizde!
* tarihhaber.com üyesiyseniz hemen yorum yapabilirsiniz.
* Henüz üye olmadıysanız yorumunuz yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlancaktır.
* Hemen yayınlansın istiyorsanız lütfen üye olunuz.
* Ahlaki kurallar çerçevesinde yorumlarınızı yazınız.
*******
Not:
* Yazılar üzerine yapılan yorumların sitede yer alması, bunların Tarih Habe Sitesi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına kesinlikle gelmez. Aksine, farklı ve karşıt görüşleri ifade eden yorumlar da kabul edilmektedir. Ancak saldırgan, düzeysiz veya konuyla ilgisiz yorumlar reddedilecektir.
* Sitemizdeki yayınlanan köşe yazıları, araştırma ve makaleler sitemizin değil, yazarının görüşlerini yansıtır.
* Yanlış bilgi verildiğini düşünüyorsanız, kendinizi tanıtıcı bir bilgi eşliğinde yazılarınızı gönderdiğiniz takdirde, yazınız www.tarihhaber.com sitesinde yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile

Share/Save/Bookmark PAYLAŞ